• Altay

“Ayna Ayna, söyle bana! Var mı benden güzeli bu dünyada?”

Aynaya baktığında nasıl hissediyorsun?




İlk baktığında kendini beğenemiyorsun büyük ihtimalle.


Sürekli bir kusur buluyorsun değil mi kendinde?


‘Gözlerim keşke renkli olsaydı, falancanın gözleri çok güzel’


‘O ne yoksa sivilce mi? Hayır olamaz zaten çirkindim daha çirkin görünüyorum.’


‘Gratisten yeni makyaj malzemeleri almalıyım yoksa bu tipimle insan içine çıkamam’


Falan filan bir sürü düşünce.


Sen kafayı yemişsin cidden.


Durduk yere kendini strese sokuyorsun beni geriyorsun.


Sana öyle ‘güzellik görecelidir’ falan demeyeceğim. (Ama öyle)


Aslında fiziksel herhangi bir kusurun yok (olsa ne olacak) ama sen illaki bir yerinde kusur bulacaksın.


Onlarca krem vs. kullanacaksın ama aslında bunlara ihtiyacın yok.


Sen sadece kendini kabullenemiyorsun.


Çağımızın hastalığı bu beğenilme tutkusu.




Ben de yok diyen kişilere bakın şekilden şekle girerler :D


Bütün kızlara sorsanız çoğundan alacağınız cevap ‘ben kendim için yapıyorum makyajı’


Ya da erkeklerin çok azı kendisi için spora gider. ‘ilk günden paylaşılan ayna fotoğrafları’


Lütfen bana alınma ama durum bu...


Neden peki?


İnsanlar bizi sevsin derdindeyiz. Bu yüzden bedenimizi sevemiyoruz Kendi kalanı bulmak zorlaşıyor dostum.


Bütün bunları şu an kenara bırakıp size biraz bunun bir rahatsızlık olduğundan bahsedeyim. Çünkü bu ciddi bir sorun, insanları içlerine kapatıyor.


Şimdi biraz teorik bilgi…



Modern çağ hastalıklarından biri olan Dismorfofobi (ayna) hastalığı ruhsal sorunlarla ortaya çıkmaktadır. Fiziksel olarak herhangi bir rahatsızlığı bulunmayan kişilerin aynaya bakarak sürekli olarak vücutlarında bir kusur bulması hastalığıdır.


Dismorfofobi denilen ayna hastalığı erken kontrol altına alınmadığı taktirde ilerleyen süreçte kişide ciddi anlamda sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

Hasta kendinden nefret ediyor!




Kusursuz bir hayat yolu seçiniz, bu seçim hayatınızı yükseltecektir. Pythagoras

Dismorfofobi hastalığı olan kişiler genellikle kendilerinden nefret ederler. Her ne kadar kendilerinde beğenmedikleri yeri değiştirseler bile bu yöntem yine de bir işe yaramayarak kendilerinden nefret etmeye devam ederler. Kişinin zihninde beyin kendini nefret etmeyi alışkanlık haline getirmiştir.


Dismorfofobik bir insan, herhangi bir organının şeklini, görünümünü kafaya takmıştır, kendini beğenmez, çirkin olduğunu düşünür. Herkes normal olduğunu söylese de o rahatsızdır, yine de çirkin olduğunu düşünür. Estetikçilere gitse de on defa operasyon geçirse de görünümünden memnun değildir. Günlük meselelerin ortasında, sohbetler sırasında, masada otururken, okurken; aslında her yerde ve günün her saatinde, çirkinlik korkusu ile gerçekten mutsuz olan kişidir.

Mesela, tamamen ince olduğu halde, yarım beden daha zayıflamam lazım diyerek sürekli arayış içinde olabilir. Burnunun şeklini, başkalarının burnuyla kıyaslaması saatler sürebilir. Çenesi ile uğraşabilir...


Dismorfofobik bireylerin sınırlı sayıda arkadaşı olabilir ya da hiç arkadaşı olmayabilir ve ilişkiden ve diğer sosyal etkileşimlerden uzak dururlar. Alışılmadık derecede yüksek stres yaşarlar ve yaşam kaliteleri belirgin derecede düşüktür. Çoğu hasta da akademik, mesleki kariyerlerinde veya rol işlevlerinde bozukluklar gösterir.


-Gün boyu sürekli aynada kendini izlemek,

-Kişinin kendinden nefret etmesi,

-Kişinin kendini, çevresiyle kıyaslaması,

-Görünüşünden utanmak,

-Dışarıya çıkmama ve sosyal çevreye uyum sağlayamama durumu,

-İletişim kurmakta zorlanma,

-Aşırı stres ve endişe hali,

-Öz güven eksikliği,

-Kaygı,

-Sık sık estetik operasyon geçirmek,

-Günlük olarak ortalama 5 saat bakım yapmak,

-Kendini her zaman çirkin bulmak.

Gibi belirtileri bulunur.

Benim niyetim sen çok güzelsin yakışıklısın demek değil. Bunu dememe ihtiyacının olmadığını göstermek.



Ben lise dönemlerimde kendimi beğenmediğim çok ciddi sorunlar yaşadım arkadaş edinmekte zorlandım. Kendi fotoğrafımı paylaşmaya dahi korkar olmuştum. Defalarca tip değiştirdim biraz olsun iyi hissedebilmek için ama işe yaramadı. Bir gün ayna karşısında kendimle konuşmam sonucu bu sorunumu aştım. Kimsenin benim görüntümü beğenmesine gerek olmadığını fark ettim.


Şimdi nasıl istiyorsam öyle yaşıyorum :D


Senin de eğer böyle bir sorunun varsa lütfen bir bak kendine. Onaylanmaya ihtiyacın yok


Sosyal medyaya giriyorsun bakıyorsun ünlülere arkadaşlarına herkes kusursuz görünüyor.


Nasılda yakışmış o bikini ona!


Ulan şöyle bir cildim olmadı ki!


Sonra aynaya bakıyorsun eksik hissediyorsun bedenini.


Ama belki bunu sende yapıyorsun ama insanlar o fotoğrafların üzerinde oynamalar yapıyor. Belini biraz inceltiyor, gülüşünü değiştiriyor ve hoooop kusursuz bir insan!


Bunun kendini kandırmaktan başka bir açıklaması olabilir mi?


Ne olmuş o kadar ince değilsen, bütün dünya senin ince olmanı beklemiyor ki.


Kendi kendine özgüven eksikliği yaşayıp dünyayı kendine dar ediyorsun cidden ne gerek var.


Sen böyle güzelsin sen böyle özelsin.


Hem güzelliğinle insanlara ne katabilirsin?


Sen içini güzelleştir kendini geliştir.


Avuç içlerinde sürekli makyaj malzemeleri olmasın.


Parmaklarının arasında kitap sayfaları gezinsin ‘’Max Factor Masterpiece High Precision Likit Eyeliner 05 Onyx Black’’ değil :D


Ya da sırf sevdiğin kızın dikkatini çekmek için kaldıramayacağın ağırlıkların altına girme. Yok illaki ben ağırlık çalışacağım diyorsan bildiğim güzel kitap setleri var onları kaldırabilirsin önerebilirim :D




Sen ruhunu güzelleştirmeyi dene. Dinlemeyi sevmeyi anlamayı öğren.


Şöyle düşünün; hastasınız diye başınızda bekleyen insanın yerini kara kaşıyla kara gözüyle alabilir mi?


Eğer vefasız birisi isen alır :D Ama içinde gerçek değerler barındırıyorsan ruhları sevmeyi bilirsin.


Ama lütfen önce kendini sev sen olur mu?


Sen sandığından çok güzelsin/yakışıklısın.


Aynaya bak ve sadece gülümse.


Ve Victor Hugo’nun söylediği gibi;
‘’Sadece bedenleri, şekilleri, görüntüleri sevenlere ne yazık. Ölüm her şeyi yok edecek. Ruhları sevmeyi deneyin.’’

Tekrar görüşene dek kendine iyi bak.


Ve lütfen benimle tekrar et ‘ben çok güzelim’


İyi ki varsın!


Sevgiler.

48 görüntüleme

Freud'un Dükkanı

Abonelik Formu

  • Twitter
  • Instagram

©2020, Freud'un Dükkanı tarafından Wix.com ile kurulmuştur.