• Altay

'Beklemek' Sanatı

Meğer ne çok bekleyiş sığdırmışsın hayatına. Yaşadığınız acıları bastırmak için bekleyişe bu kadar düştünüz demek ki. (bu akımın dışında kalmak olmazdı)


Beklemek bir doğa kanunudur. Her şey bir zamana bağlıdır.


Toprağa ekilen her tohumun bir gelişme süresi vardır, bunu bekleyebilmek lazımdır. Bahar açmadan hiçbir ağaç meyve vermez.


Hayatımızın çoğunu beklemek ile geçiririz. Hatta çoğu zaman büyük bir ümit içerisinde oluruz değil mi?


Bir zamanlar çocuktuk genç olmayı bekledik.


Akşam oldu sabahı…


Hani Özdemir Asaf:

“Bahar da kışı, kışın da baharı özler insan.

Ne uzaksa onu özler.” Diyor ya dizelerinde. Tam da öyle işte.


Bizde ne noksan ise onu bekliyoruz sınırsız bir zaman çerçevesinde.


Teneffüs zilinin çalmasını beklerdik olağanca hızımızla bahçeye koşmak için nedensiz, tatilin gelmesini, sınav sonucunun okunmasını, okulun bitmesini beklerdik, şimdi de bekliyoruz bir şeyleri … Ben bu yazıyı yazarken, sizler bu yazıyı okurken bekliyoruz. Yeni bir şeyler beklemek için şimdiki bekleyişimizin sona ermesini bekliyoruz. Ömrümüz bekleyerek mi geçiyor ne!


“Beklenmedik bir şey oldu” ifadesi ne kadarda yaygındır dillerde. Beklemek sanki çok güzel bir şeymiş gibi genelde kötü şeyler için kullanılır falan. Şimdi siz söyleyin “beklenen bir ölüm” mü sizi daha çok derinden etkiler “beklenmedik bir ölüm” mü?


Peki fazla abarttım, ölümü bir yana bırakalım şu anda hayatınızda “mutluluk ve güzellik” ile andığınız şeylerin kaçı “beklerken” kaçı “beklenmedik bir anda” başınıza geldi?


Canınıza kastetmiyorum merak etmeyin ama aşk'ı ele alalım konu beklemek ’ten açılmışken! Bir yazar* diyor ki:” Ne hoyrat ne ağır bedeldir beklemek, yine de bekle beni aşkı utandırmamak için, bekle, gelmesem de.”


Bu yazıyı okuyanların içinde “gelmeyecek olanı” beklememiş biri var mıdır? Haydi boş verin gelmeyecekleri, geleceğinden emin olduklarınızı beklemek hoşunuza gider mi?


Sevdiğimiz birinin gelmesini bekleriz, aynı zamanda sevmediğimiz birinin de gitmesini.