Hiç Yüzde Yüz Haklı Oldunuz mu?

Freud'un Dükkanının değerli okurları ve yazarları. Selam! Öncelikle yazıma geçmeden önce sizlere bir selam vermek ve kendimi sizlere tanıtmak istedim. Ben Beyza Nur, 18 yaşında bir yengeç kadınıyım. Kayseri Üniversitesi Harita ve Kadastro bölümü birinci sınıf öğrencisiyim. Burada bulunmak istedim çünkü siz değerli okuyucular tarafına bilgi edinebileceğiniz yazılar yazmaktan mutluluk duyacağıma içtenlikle söyleyebilirim.


İsterseniz yazım hakkında meraklarınızı geride bırakarak başlayalım ve başlarken sizden küçük bir beyin jimnastiği yapmanızı isteyeceğim.


Şuan geçmişte yaşadığınız ve kendinizi yüzde yüz haklı gördüğünüz birkaç çatışmayı hatırlamanızı rica ediyorum. Evde, trafikte, okulda, günlük hayatınız da veya işyerinizde. Haklılık konusunda, kendinize yüz, çatıştığınız kişiye sıfır puan verdiğiniz bir çatışma düşününüz.


Bu çatışma konusunda yüzde yüz haklı olduğunuzdan emin misiniz?


Bence emin olmayın. Bugüne kadar yaşayarak öğrendiğim şeylerden birisi şu: Taraflardan birinin yüz, diğerinin sıfır olduğu hiçbir çatışma yoktur. Bakınız niçin? Öncelikle şunu düşünmek gerekir: Sizin “Yüzde yüz haklıyım” iddianızın matematiksel olarak doğru olabilmesi için çatıştığınız kişinin de kendisini yüzde yüz haksız görmesi gerekir.


Eğer o kişi kendini yüzde on bile haklı görüyor ise ortaya bir işlem hatası çıkar. Bir seçime katılan adayların aldıkları oy oranları toplandığı zaman sonuç yüz olmalıdır. Yüzden büyük çıkarsa bir işlem hatası var demektir. Haklı olma konusunda da öyle.




( Kavga eden pek çok kişi kendini yüzde yüz haklı gördüğü için, ortada yüzde iki yüzlük bir hakkaniyet durumu var gözüküyor. Bu, sanal bir durum olmalı. Yüzde iki yüz kağıt üzerinde olur da pratikte imkansızdır.)




Taraflardan birinin yüz, diğerinin sıfır olduğu hiçbir çatışma yoktur.





Kaynakça: Prof. Doktor Üstün DÖKMEN | Küçük Şeyler adlı kitabından.

www.kitapyurdu.com/kitap/kucuk-seyler/64224.html


339 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör