KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET ''İÇİNİZDEKİ GÜCE İNANIN''



Bir şeyi kırk kere söylersen olurmuş, korktuğum şey başıma geldi, ben bunun böyle olacağını biliyordum.. sözlerini sıklıkla kullanıyoruz veya duyuyoruz. gerçekten bu sözlerin doğruluk payı var mı hiç düşündünüz mü? Bu yazıyı okuduğunuzda bunun cevabını öğrenmiş olacaksınız.


Kehanet kavramının sözlükteki anlamı '' bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme'' şeklinde tarif edilmiştir. Kehanet kavramının toplumsal alan içindeki yelpazesinin oldukça geniş olduğu görülmektedir. Sözgelimi edebiyatta 16.yüzyılda kaleme alınan Shakespeare'in Macbeth adlı piyesi tamamen kehanet kavramı üzerine örülmüş bir hikâyedir. Güçlü bir general olan Macbeth, zaferle sonuçlanan savaş sonrası ıssız bir yerde üç cadıyla karşılaşır. Cadılardan biri Macbeth’i Glamis Beyi, diğeri Cawdor Beyi, bir diğeri ise müstakbel kral olarak selamlar. Cadıların ortadan kaybolmasının hemen ardından, bir elçi, Macbeth’in Cawdor Beyi olduğu haberini getirir. Böylece ilk kehanet gerçekleşmiştir. Macbeth’i şimdi kral olma heyecanı ve hırsı kaplamıştır. Şaşkınlık içinde olan Macbeth, tüm olup biteni karısı Lady Macbeth’e anlatan bir mektup yazar. Sıra Lady Macbeth’in kocasını bir dizi cinayetleri işlemesine ikna etmesine gelmiştir. Bir kehanetin izinde kral olmak adına kötülükler ve kanlı cinayetler böylece başlamış olacaktır.


Şimdi de Yunan Mitolojisinden bir örnek vermek istiyorum. Pygmalion adında kadın düşmanı bir heykeltıraş varmış. Ömür boyu evlenmemek üzere ant içmiş. İdealindeki kadını ortaya koymak adına uzun süre fildişinden bir kadın heykeli üzerinde çalışmaktaymış. Nitekim Pygmalion eşi benzeri olmayan güzellikte bir eser meydana getirmiş. Adını da “Galatea” koymuş. Galatea’ya sırılsıklam âşık olan Pygmalion, onunla konuşmaya, ona hediyeler ve elbiseler almaya başlamış. Üstelik düşlerinde hep onun canlandığını görüyormuş. Nihayet bir gün Pygmalion, Aşk Tanrıçası Venüs’ten oyduğu heykele benzeyen bir gelin istemiş. Pygmalion’un dileği kabul olmuş. Eve döndüğünde Galatea’yı canlı olarak karşısında durduğunu görmüş.



Son zamanlarda yapılan araştırmalarda kendini gerçekleştiren kehanetin tıp, ekonomi, iş hayatı, depresyon ve eğitim ile yakından ilgili olduğu görülmektedir. Bilhassa eğitim alanında, kendini gerçekleştiren kehanet kavramı stratejik bir öneme sahiptir. Bir eğitmenin öğrencisinin başarabileceğine inanmasının, bu inancını hal ve vücut diliyle öğrencisine aktarmasının, hem öğrencinin akademik hayatında hem de özel hayatında pozitif yönde ateşleyici etkisi mevcuttur.

Maalesef bunun aksini görmekte mümkündür. Öğretmenin, öğrencisi hakkındaki negatif beklentileri, o öğrencide onarılmaz izler bırakacağı gibi, başarısız bir akademik hayata da sebep olabilmektedir.


Kendini gerçekleştiren kehanetin özü inançların veya düşüncelerin davranışları değiştirme gücü olarak kabul edilmektedir. Neye inanırsak onun sonucunu yaşarız. Mesela yeni tanıştığınız birisi olsun. Bu kişiye yönelik aklınızdan ben bu kişiyle anlaşamam düşüncesi var olsun. Ve gerçekten dediğiniz oluyor o kişiyle anlaşamadığınızı görüyorsunuz. Hadi şimdi olayın iç yüzünü görelim. Siz o kişiden hoşlanmadınız büyük ihtimalle ki bu yüzden o kişiyle anlaşamam inancı gelişti. Ve bu yüzden o kişiye karşı soğuk tavırlarda bulundunuz. Siz soğuk davrandığınız için büyük ihtimalle de o kişi size karşı soğuk davrandı ve sonuç olarak düşünceniz doğrulandı.


Hayatınızın değişmesi sizin elinizde, unutmayın ki hiçbir insan başka insanın hayatına müdahale edemez. Yaşadıklarınızdan dolayı başka insanları suçlamak yerine kendinizi sorgulamanız daha mühim bu konuda. Gerçekten ne düşündüğünüzü farkına varıp bunun değişimi için adım atarsanız yollar da sizin adımlarınıza göre şekillenecektir. Olumsuz ifadeler olumsuz sonuçlara yol açacaktır büyük ihtimalle. Düşüncemizin gücünün farkına vardığımıza göre o zaman o gücü doğru kullanmak ümidiyle 😊


kaynakça

MİTOLOJİ, G. A., Akcan, G., Birdişli, F., & Başurgan, A. Kendini gerçekleştiren kehanet.







350 görüntüleme1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör