• Altay

Kitapla Tedavi; Bibliyoterapi

Kitaplar büyülüdür. Freud’a göre, kelimeler ve sihir aynı şeylerdir. Bu yüzden de sıklıkla kitaplara sığınırız. Kitaplarla iyileştirme uygulaması kitapla terapi olarak bilinir.




Hepimiz kitap okumayı seviyoruz değil mi?


Uyandın sabah ve güzel bir kahvaltının ardından (lütfen kahvaltınızı en iyi şekilde yapın.) ve ardından hafif içim bir kahve hazırlayıp kitabını eline aldın. Ah ne büyük bir haz değil mi?


Hele ki bir de okuduğumuz kitap bizden parçalar taşıyorsa okumak için can atarız.


Kitapçılarda vakit geçirip rafların arasında kaybolmayı, sipariş verdiğimiz kitabın paketini açmayı, her bir sayfa geçişimizde vücudumuzun salgıladığı serotonin (mutluluk hormonu) ve daha fazlası.


Seviyoruz.


Sevmeyenler var tabi ki ve hatta ellerine hiç roman almamış olanlar.


Ve bir de sadece Instagram hikayesine koymak için eline kitap alanlar :D (lütfen bu kadar aciz olmayın.)


Zevkler ve renkler diyerek çok uzatmayacağım bu konuyu ama umarım herkes bu güzel dünyaya giriş yapabilmiştir.



Neden dünya diyorum çünkü kitap okumak bambaşka bir gerçeklik. Hatta yeni bir evren desem abartmış olmam diye düşünüyorum.


Bu bir nevi ruh meditasyonudur çünkü sizi var olduğunuz gerçeklikten alıp tamamen hayal ürünü bir ortama bırakıyor.


Bilimsel olarak kitapların insanlar için yararlı materyaller olduklarını biliyoruz.

Kelime dağarcığımızı, konuşma kabiliyetimizi ve daha birçok konuda bizi geliştiriyor o güzelim satırlar…


İnternette rastgele araştırma yaparken denk geldiğim bir konu bu ‘Bibliyoterapi’


Hazır kitaplardan bahsetmek isterken güzel tesadüf oldu doğrusu :D (bu arada tesadüf diye bir şey olmadığına inanan birisiyim)


Okumanın duygusal sağlığımızı geliştirmemize yardımcı olduğunda şüphe yoktur.

Farkında olsak da olmasak da, okumanın birçok faydası vardır. Olumlu etkileri duygusal sorunları, hafif veya orta derecede zihinsel bozuklukları ve hatta fiziksel sorunları olan kişilerde gösterilmiştir. İsterseniz bu konuya daha yakından bakalım.



Çok kısa bir tanım yapacak olursak eğer ‘kitapla tedavi’ anlamına geliyor.


Bu tedavinin amacı kişinin ruhsal ‘duygusal’ sorunlarının anlaşılabilmesini sağlamak, hayata karşı uyum sorunlarını gidermek ve içinde bulunduğu durumun tüm detaylarını tanımlamak.


Yani ‘doğru zamanda, doğru insanla, doğru kitabı buluşturmak.’ diyebiliriz.


Bibliyoterapi süresince, kişi duygusal sorunlarıyla yüz yüze gelebilmektedir. Bu yüz yüzelik, kişi üzerinde olumlu değişmeler yaratabilmektedir. Bunlara ek olarak, kişi hayat zorlukları ve yaşadığı duygusal sıkıntıları ile baş etmeyi de öğrenebilmektedir. Terapi süresince kişinin kazandığı farklı bakış açıları, sorunlara farklı şekillerde yaklaşma yeteneği kazandırabildiği gibi, kişi önceden yaşadığı duygusal zedelenmeleri de bu yolla tedavi edebilmektedir.


Bibliyoterapi sürecinde, kimi zaman kişi bazı duygularını keşfedebilmektedir. Adını koyamadığı duygularını bulan, bu duygularının ihtiyaçları doğrultusunda karşılanabildiğini öğrenen birey, terapi sonucunda olumlu neticeler alabilmektedir.


Bibliyoterapi uygulaması yapılacak kişiye tedavide kullanılacak kitaplar özenle seçilmelidir.

Seçilen kitaplar;

Bireyin/grubun gelişim düzeyine,

Okuma düzeyine,

İlgi düzeyine uygun olmalıdır.


Düzeylerinin üstünde bir kitabı kavramaları ve yararlanmaları güç olacağı gibi; düzeylerin altında bir kitabın seçilmesi ise, bireylerin ilgilerinin kopmasına ya da kendilerini aşağılanmış hissetmelerine yol açabilir.


Kitabın niteliği ve edebi değeri dikkate alınmalıdır. Seçilen kitabın kapak düzeninden yazı puntosuna, sayfa düzeninden basım kalitesine dek incelenmesi kadar kuşkusuz yazarı ve edebi değeri de sorgulanmalıdır.


Kitap, amaca uygun olmalıdır. Bibliyoterapi’de ulaşılmak istenen hedefe göre kitap seçilmelidir. Seçilen kitaptaki kahraman ya da diğer figürler bireyin/ bireylerin özdeşim yapabileceği özellikler taşımalıdır.


Olumsuzların, umutsuzlukların vurgulandığı bireyin kendisine ve topluma zarar verici davranışlarda bulunduğu kahramanların yer aldığı öyküler kullanılmamalıdır.



Bibliyoterapi adına bir örnek verilmek istenirse, en güzel örneklerden biri, aynı zamanda eski bir Hint öyküsü olan “Kör Adam ve Fil” olabilir. Öyküdeki ana tema, “kişilerin bulundukları dünyayı nasıl kendine göre algıladığı” fikridir. Öyküdeki durum ise, görmeyen bir grup insanın, file dokunarak betimlemeler yapması ve her kişinin dokunduğu bölgeye göre farklı betimlemeler ile fili algılamasına dayanmaktadır.


Bibliyoterapi, özet olarak pek çok sorunun psikolojik anlamda çözülebildiği, okumaya ve anlamaya yönelten bir yöntem şeklinde tarif edilebilir. Kişiler, kazandıkları perspektiflerle sorunların çözümüne yaklaşırken, aynı zamanda sorunları ile ilgili yalnız olmadıklarını fark ederler. Böylece, içsel rahatlama ve huzur da yaşanmaktadır.



Hepimiz hayatta sorunlarla karşılaşıyor ve üzüntüye boğuluyoruz. Bazen durum o kadar içinden çıkılmaz bir hâl alıyor ki bırakın kafa dağıtmaya çalışmayı yerimizden dahi kıpırdamak içimizden gelmiyor.


Öylece oturmayalım yerimizde, zamanımızı bununla harcamayalım.


Neler yapıyorsun gün içinde oturmaktan başka?


‘Ya yapacak bir şey bulamıyorum Altay’


‘Kanka hiç enerjim yok valla’


‘Gün nasıl geçiyor anlam veremiyorum.’


‘İçimde sorunlar varken bir şey yapmak istemiyorum.’


Ve dahası…


Bunlar bizzat çevremden duyduğum cümleler ve eminim bunları okuduklarında gülümseyecekler :D


Elinde telefonla akşama kadar ne yapıyorsun Allah aşkına? :D


Neden oturup kitap okumayı denemiyorsun. Sadece yarım saat fazlası değil.


Elinde kitapla geçirdiğin yarım saat, günün geri kalanından daha değerli.


Yapacak bir şey bulamıyor veya sürekli meşguliyetinden kendine vakit ayıramıyor olabilirsin.


(Evet biliyorum ev işlerinden sıra gelmiyor ki annen sürekli bir şey yapmanı istiyor.)


(Ya da işe gidip gelmekten boş vakit bulamıyorsun anlıyorum seni)


Hayat şartları izin vermiyor ki kendinle ilgilenesin.


Ama lütfen şunu da kabul et, sen bazen bahane buluyorsun.


Herkesin gün içinde yarım saati vardır.


Sosyal medya da ‘insanların paylaştığı yemeklere’ bakacağına odana veya balkona çekilip kendin için iyilik yapabilirsin.


Bak bu senin hayatın ve hep dediğim gibi hayat seçimlerden ibarettir. Neyi seçersen sen ona dönüşürsün.


Burada Montaigne’in bir sözü aklıma geldi seninle paylaşmak isterim.

‘’Ben kitaplarımı değil, kitaplarım beni ortaya çıkarmıştır.’



Hadi kalk ve uzan o kitaplıkta okunmayı bekleyen kitaplarına.


‘’Bir Şarkı Bir Kitap:

Hirai Zerdüş – Papatya

Harper Lee – Bülbülü Öldürmek’’


Kesinlikle okumalısın dediğin kitabı yorumlar kısmına bırakabilirsin. Şimdiden teşekkür ederim.


Her zaman olduğu gibi.


Tekrar görüşene dek.


Kendine iyi bak.


İyi ki varsın!


Sevgiler.

http://psikoterapist.im/bibliyoterap

38 görüntüleme

Freud'un Dükkanı

Abonelik Formu

  • Twitter
  • Instagram

©2020, Freud'un Dükkanı tarafından Wix.com ile kurulmuştur.