• Altay

Sahiden Sen, Sen Misin? Achille Sendromu #psikomitoloji

Merhabalar sevgili okurum, her hafta olduğu gibi bu haftada seninle psikoloji ve mitolojinin ortak buluşma noktasından (psikomitoloji) birisi olan Aşil (Achille) sendromundan bahsedeceğim.





Sendromu açıklamadan önce kimdir bu Aşil (Akhilleus) gelin bir bakalım.


Peleus ile Thetis’in oğlu olan aşil, küçüklüğünde kendisini ölümsüz kılmak isteyen annesi tarafından ölüler ülkesinin Styx nehrine (ölümsüzlük nehri) batırılmıştır. Tüm vücudu tıpkı zırhla kaplanmış gibi, silah geçirmez hale gelirken; annesi onu yıkarken topuğu sürekli dışarıda kalırdı. Bu yüzden topuğu onun zayıf noktasıydı. Yani tüm vücudu ölümsüzken topuğundan alacağı bir darbe onu savunmasız bir hale getirebilirdi.


Bütün hayatı boyunca bu zayıf noktasını herkesten saklamaya uğraşmıştır. Bu zayıflığını sadece kendisi bildiği için çevresindeki herkes onun sadece mükemmelliğini ve ölümsüzlüğünü görüyordu.


Biraz tanıdık geliyor değil mi? Günümüzdeki yaşantılardan mesela :) Kül yutmaz insanların aslında içerlerindeki çürüklüklerden, kendilerini sürekli hatasız veya mükemmel lanse etmelerinden bahsediyorum. Ama önce hikayemizi bitirelim...


Hepimiz mitolojideki en büyük ve çelişkili savaşlardan birisi olan Truva Savaşı’nı biliriz. Helena’yı geri almak için yapılan Truva Savaşı’nda Helena’nın sevgilisi Paris’te bulunur. “Ölümlü erkeklerin en güzeli” olarak bilinen Paris çok iyi bir okçudur ve bu savaşa katılmış Aşil’i zehirli okuyla topuğundan vurur ve Aşil tek zayıf noktasından aldığı bu yara yüzünden can verir.


Günümüzdeki modern tıp bu tip hikayelerden çok etkilemiş olacak ki Aşil’den dolayı, baldırın arka kısmındaki kas grubunun, topuk kemiğine birleşmesini ve ayağın aşağı-yukarı hareketini sağlayan yapı, “aşil tendonu” adını taşıyor.





Psikolojide i