Profil
Katılma tarihi: 27 Ağu 2020
Hakkında
0 Beğeni
0 Yorum
0 En İyi Yanıt

Sosyal Devlet Arayışı ve Alternatif Eksikliği

2019 Aralık ayından beri, önce Asya kıtasında sonrada Avrupa ve Amerika'da görülüp tüm dünyayı etkisi altına alan Covid 19 virüsü bütün dünyaya bir şey gösterdi. Kapitalizmin tek başına yetemeyeceğini bunun yanında sosyal devlet anlayışının da gerekliliğini gösterdi hepimize.  

İtiraf etmek gerekirse kapitalizmin ülkeler üzerinde, ülkeyi geliştirici ve devlet yükünü hafifletici bir etkiye sahip olduğunu görmezden gelemeyiz. Ama dünyayı etkisi altına alacak bir ekonomik krizde ya da tehdit de bize tam anlamıyla karşılık verebilmiş değil. Yönetimde olan erk sahibi topluluklar, insanlar bu sıkıntıyı dillendirip isyana kalkmasın diye ekonomik paketler hazırlamaya ve hazinenin kapılarını açmaya başladı. Herkes durumu kadar tabi, Amerika 2 trilyon dolarlık bir ekonomik destek paketi açıklarken, Türkiye 100 milyon Türk Lirasını halkının hizmetine sundu. Bu zor bir iş tabi hiçbir devlet böyle bir krizi beklemiyordu. Hayat durmuş vaziyette. Daha çok mızmızlanmak istedim fakat günümüz okurları pek uzun yazıları okumuyor. Herkesin bildiği şeyleri yazdım zaten hepimiz ekonomist, sosyolog, iktisatçıyız öyle değil mi? 

Asıl konumuz Sosyal devlet nedir? Alternatif eksikliği nedir?  

Sosyal devlet demek sosyalizm demek değildir. Sosyal devlet anlayışı kapitalist sistemi reddetmez sadece onu dizginlemeye yardımcı olur. Sosyal Devlet uygulamaları, özellikle İsveç, Norveç, Danimarka gibi İskandinav ülkeleri ile özdeşleşmiş olup, bu ülkeler dünyadaki en ileri sosyal devlet uygulamalarına sahiptir.  

İlk olarak 1941 yılında Archbishop Temple tarafından kullanılan sosyal devlet terimi, sosyal refahın optimizasyonu amacıyla devletin ekonomiye aktif ve kapsamlı müdahalelerde bulunmasını öngören bir devlet anlayışını açıklamaktadır. Sosyal devletin temel amacı; en geniş anlamda piyasa ekonomisinin başarısızlıklarını ve yetersizliklerini ortadan kaldırmaktır. Ekonomide eksik görülen toplumsal ihtiyacı tam anlamıyla karşılanmadığı yerde devreye girer fakat artık bunun yeterli olabileceğini düşünmüyorum. Temel ihtiyaç olarak görülen her ürünün ya da her enerjinin devlet eli tarafından bir alternatifi elinde bulundurması, üretmesi, üretemiyorsa da alternatif satıcıları bulması gereklidir. 1982 Anayasasının 2’nci maddesine göre, “Türkiye Cumhuriyeti... sosyal... bir... devlet”tir. Sosyal devlet anlayışını benimsiyoruz ama bunun için bakanlık açamıyoruz. Bakanlık açmak bu olgu için tam uygun olmayabilir ama sosyal devlet kurulu oluşturulup. Dışa bağımlı olduğumuz enerji kaynağı için alternatif, yurt içinde özel sektörün orantısız gücüne karşı üretim silahına yatırım yapılabilir. Ülkemizde, devlet kurumlarında çalışanların verimli çalışmadığı, zaman öldürdüğünü, denetime tabi tutulmadığını, dile getirse de bunun önüne geçebilmek adına bir tutum gerçekleştirememiştir. İnsanlar tarafından biraz acımasız olarak görülebilir fakat kadrolu çalıştırdığınız zaman emekli olana kadar orada kalacağının garantisiyle oturan insanların görevlerini layıkıyla yerine getiremediğini görebiliriz. Bunun önüne geçebilmek adına kadro ve sözleşmeli alımları durdurup, özel sektördeki çıkar olgusu düşünülüp en verimli çalışanların görevlerine getirilmesi gerekmektedir. Her departmanda alan uzmanları tarafından oluşturulacak kurulların kurulması ve yeni sistem atamaların hükumet elinden alınıp departmanların bu kurullarına vermesi ihtiyacı doğacaktır. Seçim sonrası değişikliklerinde önüne geçebilmeyi sağlayacaktır.  

Yeni hükumet adaylarının, gelecek seçim politikalarının içine sosyal devlet anlayışını, yeni bir isimle bu sistemi geliştirerek halka arzını sunmaları bir hayal ama güzel bir hayal. Mutlu sağlıklı ve kapitalist günler dilerim. 


Mazlum ÇEÇEN